Etkinlikte çocukların ucuz işgücü olarak görülmesine karşı ortak mücadele çağrısı yapıldı.İşçi Dayanışma Evi’nde gerçekleştirilen söyleşiye Veli-Der Genel Başkanı Ömer Yılmaz, Sosyoloji Mezunlar Derneği (SOMDER) Başkanı ve sosyolog Özgür Aktükün ile eğitimci-yazar Dr. Nurcan Korkmaz konuşmacı olarak katıldı. Eğitim emekçileri, veliler, öğrenciler ve çocuk hakları savunucularının bir araya geldiği etkinlikte, son yıllarda yaygınlaştırılan MESEM uygulamaları çok yönlü olarak ele alındı.
Söyleşide, çocukların eğitimden uzaklaştırılarak erken yaşta çalışma yaşamına dahil edilmesinin bireysel ve toplumsal sonuçlarına dikkat çekildi. Katılımcılar, çocukların eğitim hakkının piyasanın ihtiyaçlarına göre değil, çocukların üstün yararı temelinde şekillenmesi gerektiğini vurguladı.Etkinliğin dikkat çeken bölümlerinden birinde Gebze MESEM Meclisi’nde yer alan öğrenciler söz aldı. Öğrenciler, çalışma koşullarını, eğitim süreçlerinde karşılaştıkları sorunları ve gelecek kaygılarını paylaşarak, MESEM uygulamalarının meslek eğitiminin ötesinde çocukları üretim süreçlerine dahil eden bir yapıya dönüştüğünü ifade etti.Veliler ise ekonomik zorlukların aileleri bu sisteme yönelmeye zorladığını belirterek, çocukların eğitim hakkı ile çalışma yaşamı arasında sıkıştığını dile getirdi. Güvenli, nitelikli ve eşit eğitimin kamusal bir sorumluluk olduğunu söyleyen veliler, çocuk emeğinin normalleştirilmesine karşı ortak mücadele çağrısında bulundu.Öğretmenler de MESEM uygulamalarının pedagojik etkilerine dikkat çekti. Eğitimciler, çocukların okul ortamından uzaklaşmasının akademik, sosyal ve psikolojik gelişim üzerinde olumsuz sonuçlar doğurduğunu belirterek, mesleki eğitimin bilimsel ve kamusal bir anlayışla yeniden düzenlenmesi gerektiğini ifade etti.Konuşmalarda ayrıca, son yıllarda MESEM kapsamında çalışırken yaşamını yitiren çocuk işçiler hatırlatıldı. Çocukların iş cinayetlerinde hayatını kaybetmesinin kader olmadığı vurgulanırken, çocuk işçiliğini besleyen politikaların terk edilmesi gerektiği belirtildi.Söyleşinin sonunda katılımcılar, çocukların ucuz işgücü olarak görülmediği ve eğitim hakkının güvence altına alındığı bir eğitim sistemi için mücadeleyi büyütme çağrısı yaptı.Veli-Der Kocaeli 2 Nolu Şube tarafından yapılan açıklamada ise, “Çocukların yeri fabrikalar, atölyeler ve işyerleri değil; okullar, oyun alanları ve özgürce gelişebilecekleri yaşam alanlarıdır. Çocuk emeği sömürüsüne karşı veliler, öğrenciler, öğretmenler, işçi sendikaları, eğitim sendikaları ve tüm toplum birlikte mücadele etmek zorundadır” ifadelerine yer verildi.
Söyleşide, çocukların eğitimden uzaklaştırılarak erken yaşta çalışma yaşamına dahil edilmesinin bireysel ve toplumsal sonuçlarına dikkat çekildi. Katılımcılar, çocukların eğitim hakkının piyasanın ihtiyaçlarına göre değil, çocukların üstün yararı temelinde şekillenmesi gerektiğini vurguladı.Etkinliğin dikkat çeken bölümlerinden birinde Gebze MESEM Meclisi’nde yer alan öğrenciler söz aldı. Öğrenciler, çalışma koşullarını, eğitim süreçlerinde karşılaştıkları sorunları ve gelecek kaygılarını paylaşarak, MESEM uygulamalarının meslek eğitiminin ötesinde çocukları üretim süreçlerine dahil eden bir yapıya dönüştüğünü ifade etti.Veliler ise ekonomik zorlukların aileleri bu sisteme yönelmeye zorladığını belirterek, çocukların eğitim hakkı ile çalışma yaşamı arasında sıkıştığını dile getirdi. Güvenli, nitelikli ve eşit eğitimin kamusal bir sorumluluk olduğunu söyleyen veliler, çocuk emeğinin normalleştirilmesine karşı ortak mücadele çağrısında bulundu.Öğretmenler de MESEM uygulamalarının pedagojik etkilerine dikkat çekti. Eğitimciler, çocukların okul ortamından uzaklaşmasının akademik, sosyal ve psikolojik gelişim üzerinde olumsuz sonuçlar doğurduğunu belirterek, mesleki eğitimin bilimsel ve kamusal bir anlayışla yeniden düzenlenmesi gerektiğini ifade etti.Konuşmalarda ayrıca, son yıllarda MESEM kapsamında çalışırken yaşamını yitiren çocuk işçiler hatırlatıldı. Çocukların iş cinayetlerinde hayatını kaybetmesinin kader olmadığı vurgulanırken, çocuk işçiliğini besleyen politikaların terk edilmesi gerektiği belirtildi.Söyleşinin sonunda katılımcılar, çocukların ucuz işgücü olarak görülmediği ve eğitim hakkının güvence altına alındığı bir eğitim sistemi için mücadeleyi büyütme çağrısı yaptı.Veli-Der Kocaeli 2 Nolu Şube tarafından yapılan açıklamada ise, “Çocukların yeri fabrikalar, atölyeler ve işyerleri değil; okullar, oyun alanları ve özgürce gelişebilecekleri yaşam alanlarıdır. Çocuk emeği sömürüsüne karşı veliler, öğrenciler, öğretmenler, işçi sendikaları, eğitim sendikaları ve tüm toplum birlikte mücadele etmek zorundadır” ifadelerine yer verildi.


























