Kızılgöz; "Bugünlerde içimiz yanıyor. Gözümüzü nereye çevirsek, bir başka şehrimizin üzeri dumanla örtülü. Bursa’dan Diyarbakır’a, Kahramanmaraş’tan Karabük’e, Bingöl’den Sakarya’ya, Bilecik’e kadar birçok yerde alevler yükseliyor. Gökyüzü kara, toprak suskun, canlar çaresiz.Her yaz mevsiminde alıştık bu manzaralara dedik. Ama alışmak demek, kabullenmek değildir. Her sene aynı acıyı yaşayıp aynı cümlelerle yas tutmak, içimizi sızlatan bir tekrar artık. Çünkü bu yangınlarda yanan sadece ağaçlar değil. Bu yangınlarda; kuşlar, sincaplar, geyikler, kirpiler ve daha adını bile bilemediğimiz nice canlının evi yok oluyor. Sessizce, feryatsızca ölüyorlar. Ve en kötüsü, onlar için ağlayan bile yok.Yangın görüntülerini izliyoruz, çaresizce. Bir helikopter geçiyor gökyüzünde, ardından koca bir sessizlik. Sanki doğanın çığlığı bile boğulmuş gibi. İnsan soruyor kendine: Neredesiniz? İlgili makamlar, yetkililer, bu felaketi önlemek için neden daha önce harekete geçilmedi? Neden her yıl aynı acıyı yaşıyoruz? Neden bu kadar hazırlıksız yakalanıyoruz?Söz konusu olan sadece doğa değil. Söz konusu olan, geleceğimiz. Ormanlar yalnızca ağaç değil; nefesimiz, suyumuz, yaşam kaynağımız.Ormanlar yanarken aslında insanlık yanıyor. Bu yangınlarda evini kaybeden canlılardan daha çaresiziz çünkü onların yerine koyacak yeni bir ormanımız yok. Yeni bir yaşam kurma şansları yok.Memleketimle birlikte yanıyorum. Her duman, her kıvılcım içimde bir başka yara açıyor. Bu yazının tek bir amacı var: Sesimizi duyurmak. Artık geçici çözümlerle günü kurtarmak değil, kalıcı önlemler almak zorundayız. Göz göre göre gelen bu felakete karşı sessiz kalamayız.Bu bir çağrıdır.Tüm yetkililere, kurumlara, vicdan sahiplerine. Ağaç susar, hayvan susar, doğa susar.Ama biz susmayalım.Çünkü bir gün, bu Yangın kapımıza dayandığında artık çok geç olabilir.Işılay KızılgözYazar & Şair"Yaşamak için Sebeplerim Var" kitabının yazarıDoğaya, insana ve vicdana dair kalem oynatmayı görev sayan biri olarak, bu yazıyı içimde yanan isyanla, bir anne, bir insan ve bir yazar olarak kaleme aldım. Sessiz kalma, bir cana nefes ol. "Alev Alev Memleketim" Yanıyor yurdum,Toprak titriyor altında yanan canların,Kimi kuş, kimi ceylan, kimi çam ağacı. Hepsi sessiz, hepsi çaresiz,Alevler içinde yitiyor bir ömür daha. Bursa'dan Diyarbakır’a,Kahramanmaraş'tan Karabük’e,Sakarya’dan Bilecik’e kadarKüller savruluyor rüzgârın omzunda.Ben bu acının içinde,Memleketimle birlikte yanıyorum. Nerede ilgililer,Nerede “biz buradayız” diyenler?Ne su var, ne umut.Yalnızca duman, yalnızca sessizlik,Ve yanık kokusu sinmiş çocukların nefesine. Ey göğe yalvaran analar,Bugün yalvarsak yağar mı? ‘’Yağmur’’ Ey yangınla boğuşan eller!Biz bir çığlık olup yükseliyoruz,Ama duyan yok,Gören yok,Önlem alan yok. Doğam gidiyor,Canlar yitiyor,Vicdanlar suskun,Bense her kıvılcımda içimden bir parça kaybediyorum. Yeter!Bu felakete bir dur deyin artık,Çünkü biz yalnızca orman değil,Vicdan, yaşam, gelecek kaybediyoruz.Ve bu yangında,Memleketin her çocuğu yanıyor.Işılay kızılgöz
Gündem
27 Temmuz 2025 - 22:44
Işılay Kızılgöz: "Yanan sadece ormanlar ve canlılar değil, vicdanımız"
Yangınlara karşı sessiz kalmayan yazar ve şair Işılay Kızılgöz, yaptığı açıklamada, “Bugünlerde içimiz yanıyor. Yanan sadece ormanlar ve canlılar değil, aynı zamanda vicdanlarımız" dedi.
Gündem
27 Temmuz 2025 - 22:44
İlginizi Çekebilir



























