Nusaybin–Kamışlı sınır hattında geçtiğimiz hafta meydana gelen olayda Türk bayrağının indirilmesiyle ilgili olarak Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Gebze Şubesi tarafından bugün saygı yürüyüşü gerçekleştirildi. Gebze Eski Çarşı sonunda toplanan Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Gebze Şubesine üyeler, MHP Gebze İlçe Başkanı Coşkun Öztürk, Dilovası İlçe Başkanı Yusuf Turhan, Yeniden Refah Partisi Gebze İlçe Başkanı Engin Kılıç, CHP Gebze İlçe Kadın Kolları Başkanı Sevgül Tüze ve çok sayıda vatandaş Türk bayrakları ve sloganlar eşliğinde Gebze Kent Meydanı’na kadar yürüyüş yaptılar. Yürüyüşten sonra saygı duruşu ve istiklal marşı okunmasının ardından Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Gebze Şube Başkanı Salih Türk yaptığı basın açıklamasında, '' Biz bu bayrağı rahat zamanlarda değil; Güneydoğu’nun dağlarında, sınır ötesi harekâtlarda, canımız pahasına koruduk. Bugün burada, şehitlerimizin emaneti olan Türk Bayrağı’na saygıyı sözle değil, duruşla göstermek için toplandık.
Bayrağın namus olduğunu söyleyip, bu iradenin sahada sergilendiği Bayrağa Saygı Yürüyüşünde yer almayan yaklaşımları aziz milletimizin takdirine bırakıyoruz. Bizim için bayrak; afişlerde kalan bir ifade değil, meydanlarda sahip çıkılan bir değerdir. Terörün kurşunuyla yaşamaya mahkûm edilmiş yüzlerce gaziden biri olarak açıkça ifade ediyorum:Bu bayrak yere düşmez, çiğnenmez, susturulamaz.Çünkü onun altında şehitlerimizin kanı, gazilerimizin onuru vardır. Bayrak; bir bez parçası değildir. Bayrak, bir milletin gökyüzüne yazılmış hürriyet fermanıdır. Türk bayrağı ise Türk milletinin şeref ve haysiyetinin timsali; şehitlerimizin örtüsü, gazilerimizin gururu, yetimlerimizin sığınağı, milletimizin onuru ve devletimizin namusudur.
Gölgesinde huzurla yaşadığımız bu mukaddes bayrak, aziz şehitlerimizin kanıyla kutsanmıştır. Onun her dalgalanışı, bu vatan için feda-i can edenlerin emanetidir. Bayrağa uzanan her el; yalnızca bir sembole değil, şehitlerimizin aziz hatırasına, gazilerimizin fedakârlığına ve Türk milletinin iradesine uzanmıştır. Nusaybin–Kamışlı sınır hattında şanlı bayrağımıza yönelik gerçekleştirilen alçak saldırıyı en sert şekilde lanetliyoruz. Bu hadsiz girişim, milletimizin birlik ve beraberliğini hedef alan kirli bir provokasyondur. Tarihimize baksınlar: Bu topraklarda bayrağımıza uzananların sonu daima hüsran olmuştur. Dün ne yaşandıysa, bugün de karşılaşacakları sonuç değişmeyecektir.
Biz gaziler; uzuvlarını bu vatan için vermiş, bedelini kanıyla ödemiş bir iradenin temsilcileriyiz. Gerekirse canımızı, geriye kalan bedenimizi de bu vatan için vermeye hazırız. Devletimiz görev verdiği an, hiçbir tereddüt göstermeden hazır kıtada beklediğimizi herkes bilmelidir. Bayrağımızı tanımayanlara, ona düşmanlık edenlere ve bu milletin sabrını sınamaya kalkışanlara açıkça duyurulur:Bu bayrak inmeyecek, bu millet diz çökmeyecek, bu vatan sahipsiz değildir. Bu vatanı bölemeyeceksiniz. Ne Mutlu Türküm Diyene'' dedi.


Bayrağın namus olduğunu söyleyip, bu iradenin sahada sergilendiği Bayrağa Saygı Yürüyüşünde yer almayan yaklaşımları aziz milletimizin takdirine bırakıyoruz. Bizim için bayrak; afişlerde kalan bir ifade değil, meydanlarda sahip çıkılan bir değerdir. Terörün kurşunuyla yaşamaya mahkûm edilmiş yüzlerce gaziden biri olarak açıkça ifade ediyorum:Bu bayrak yere düşmez, çiğnenmez, susturulamaz.Çünkü onun altında şehitlerimizin kanı, gazilerimizin onuru vardır. Bayrak; bir bez parçası değildir. Bayrak, bir milletin gökyüzüne yazılmış hürriyet fermanıdır. Türk bayrağı ise Türk milletinin şeref ve haysiyetinin timsali; şehitlerimizin örtüsü, gazilerimizin gururu, yetimlerimizin sığınağı, milletimizin onuru ve devletimizin namusudur.
Gölgesinde huzurla yaşadığımız bu mukaddes bayrak, aziz şehitlerimizin kanıyla kutsanmıştır. Onun her dalgalanışı, bu vatan için feda-i can edenlerin emanetidir. Bayrağa uzanan her el; yalnızca bir sembole değil, şehitlerimizin aziz hatırasına, gazilerimizin fedakârlığına ve Türk milletinin iradesine uzanmıştır. Nusaybin–Kamışlı sınır hattında şanlı bayrağımıza yönelik gerçekleştirilen alçak saldırıyı en sert şekilde lanetliyoruz. Bu hadsiz girişim, milletimizin birlik ve beraberliğini hedef alan kirli bir provokasyondur. Tarihimize baksınlar: Bu topraklarda bayrağımıza uzananların sonu daima hüsran olmuştur. Dün ne yaşandıysa, bugün de karşılaşacakları sonuç değişmeyecektir.
Biz gaziler; uzuvlarını bu vatan için vermiş, bedelini kanıyla ödemiş bir iradenin temsilcileriyiz. Gerekirse canımızı, geriye kalan bedenimizi de bu vatan için vermeye hazırız. Devletimiz görev verdiği an, hiçbir tereddüt göstermeden hazır kıtada beklediğimizi herkes bilmelidir. Bayrağımızı tanımayanlara, ona düşmanlık edenlere ve bu milletin sabrını sınamaya kalkışanlara açıkça duyurulur:Bu bayrak inmeyecek, bu millet diz çökmeyecek, bu vatan sahipsiz değildir. Bu vatanı bölemeyeceksiniz. Ne Mutlu Türküm Diyene'' dedi.



























