CHP Gebze İlçe Örgütü, 24 Ocak 1993’te bombalı suikast sonucu hayatını kaybeden araştırmacı gazeteci-yazar Uğur Mumcu’yu anmak amacıyla “Uğur Mumcu’yu Anıyoruz” başlıklı bir program gerçekleştirdi. Programa partililerin yanı sıra çok sayıda vatandaş katıldı.
Gebze Kültür Merkezi’nde dün akşam düzenlenen programa CHP Kocaeli İl Başkan Yardımcıları Bülent Apaydın, Devrim Serkan Kaya ve Hakan Düzgün, CHP Gebze İlçe Başkanı Gökhan Orhan, İlçe Kadın Kolları Başkanı Sevgül Tüze, İlçe Gençlik Kolları Başkanı Baran Torun, CHP Gebze Belediye Meclis Üyeleri Gülcan Aksu, Ferman Torun, Engin Sözbir, Ahmet Kadı, CHP il ve ilçe yöneticileri ile çok sayıda vatandaş katıldı. Saygı duruşu ve istiklal marşının okunmasıyla başlayan programda ilk olarak CHP Gebze İlçe Gençlik Kolları Başkanı Baran Torun, “Uğur Mumcu’yu anmak, yalnızca bir gazeteciyi hatırlamak değildir. Aynı zamanda gazeteciliğin ne olmadığını ve ne olması gerektiğini yeniden düşünmektir. Mumcu, hiçbir zaman taraftar ya da yandaş bir gazeteci olmadı. Bir siyasi aktörün sözcülüğünü yapmadı, hiçbir gücün tetikçisi olmadı. Gazeteciliği, siyasetin magazinine indirgemedi. Reytingin, algının ve tarafgirliğin değil; belgenin, araştırmanın ve kamu yararının peşinden gitti. O, halkın sorunlarını kendi meselesi sayan bir gazeteciydi. İnançları hedef almadı; ama inançlar üzerinden kurulan siyasal ve ekonomik iktidar ilişkilerini sorguladı.
Tarikat ve cemaatlerin devletle, siyasetle ve sermayeyle kurduğu bağları yazdı, ortaya çıkardı. Sorularını kişilere değil, düzene yönelttiği için tehlikeli bulundu. Kalemi satın alınamadığı için susturulmak istendi. Bugün Mumcu’yu anmamızın nedeni de tam olarak budur. Çünkü aradan geçen yıllara rağmen gazetecilik hâlâ baskı altında. Çünkü gerçekler hâlâ rahatsız edici. Çünkü ekranlar çoğu zaman hakikatin değil, siyasetin tekrar alanına dönüşmüş durumda. Mumcu’nun gazeteciliği bize şunu hatırlatıyor: Gazetecilik taraf tutmak değil, gerçeği açığa çıkarmaktır” dedi. CHP’li Baran Torun’un ardından konuşan CHP Gebze İlçe Başkanı Gökhan Orhan da, “24 Ocak ülkemizin tarihi için ne yazık ki kara bir gün. Hafızalarımızdan silinmeyen, içimizi yakan iki farklı suikastın yıl dönümü. Uğur Mumcu ülkemizin demokrasi ve aydınlanma mücadelesinde bir simge, gazeteciliğin ötesinde bir rehber olmuştu her zaman. Çağın ilerisi de analiz etmenin, fikirleriyle, düşünceleriyle kitaplarıyla halen yaşıyor Uğur Mumcu herkesim insanından saygı duyduğu, güvendiği bir gazeteciydi.

Gericiliği, tarikatların, ülkeye ve geleceğe vereceği zararı hep anlatmaya devam etti. Ne kadar haklı çıktığını ise yaşayarak bu zamanlarda bir kez daha görüyoruz. Cesaretinden, ilkelerinden bir kez bile taviz vermedi ve korkmadı. Onu susturamayınca kalemini susturdular. Bir pazar günü evinden çıkıp arabasına bindiği sırada arabasına yerleştirilen bombanın patlaması sonucu yaşamını yitirdi. Dönemin İçişleri Bakanlığı öyle bir şey söyledi ki içler acısı. ‘Bir tuğlayı çekersek, birçok duvar yıkılır’ dediği suikast, tarihe, faili meçhul bizlerin hafızalarına ise faili meçhul olarak geçti. Uğur Mumcu’dan geriye ise onun onurlu bir yaşamı ve mücadelesi kaldı. Uğur Mumcu başta olmak üzere düşünce, özgürlüğü ve aydınlanma yolunda katledilen Metin Göktepe, Abdi İpekçi, Hrant Dink, Ümit Kaftancıoğlu ve bölgemizde onurlu duruşlarından hiçbir zaman taviz vermeyen Ragıp Demirkol Murat Tosunoğlu Coşkun Orhan ve İsmail Kadı'yı saygı, minnet ve özlemle anıyoruz. Mücadeleleri her zaman yolumuza ışık olacaktır” dedi.
Programın ikinci bölümünde, gazeteci Deniz Zeyrek ve Taşkın Çağatay Yamen’in katılımıyla “Medya ve Siyaset İlişkileri” başlıklı paneller gerçekleştirildi. Panelde, günümüz medyasının karşı karşıya olduğu baskılar, gazetecilik etiği ve kamuoyunun doğru bilgiye erişim hakkı tartışıldı. 








Gebze Kültür Merkezi’nde dün akşam düzenlenen programa CHP Kocaeli İl Başkan Yardımcıları Bülent Apaydın, Devrim Serkan Kaya ve Hakan Düzgün, CHP Gebze İlçe Başkanı Gökhan Orhan, İlçe Kadın Kolları Başkanı Sevgül Tüze, İlçe Gençlik Kolları Başkanı Baran Torun, CHP Gebze Belediye Meclis Üyeleri Gülcan Aksu, Ferman Torun, Engin Sözbir, Ahmet Kadı, CHP il ve ilçe yöneticileri ile çok sayıda vatandaş katıldı. Saygı duruşu ve istiklal marşının okunmasıyla başlayan programda ilk olarak CHP Gebze İlçe Gençlik Kolları Başkanı Baran Torun, “Uğur Mumcu’yu anmak, yalnızca bir gazeteciyi hatırlamak değildir. Aynı zamanda gazeteciliğin ne olmadığını ve ne olması gerektiğini yeniden düşünmektir. Mumcu, hiçbir zaman taraftar ya da yandaş bir gazeteci olmadı. Bir siyasi aktörün sözcülüğünü yapmadı, hiçbir gücün tetikçisi olmadı. Gazeteciliği, siyasetin magazinine indirgemedi. Reytingin, algının ve tarafgirliğin değil; belgenin, araştırmanın ve kamu yararının peşinden gitti. O, halkın sorunlarını kendi meselesi sayan bir gazeteciydi. İnançları hedef almadı; ama inançlar üzerinden kurulan siyasal ve ekonomik iktidar ilişkilerini sorguladı.


Gericiliği, tarikatların, ülkeye ve geleceğe vereceği zararı hep anlatmaya devam etti. Ne kadar haklı çıktığını ise yaşayarak bu zamanlarda bir kez daha görüyoruz. Cesaretinden, ilkelerinden bir kez bile taviz vermedi ve korkmadı. Onu susturamayınca kalemini susturdular. Bir pazar günü evinden çıkıp arabasına bindiği sırada arabasına yerleştirilen bombanın patlaması sonucu yaşamını yitirdi. Dönemin İçişleri Bakanlığı öyle bir şey söyledi ki içler acısı. ‘Bir tuğlayı çekersek, birçok duvar yıkılır’ dediği suikast, tarihe, faili meçhul bizlerin hafızalarına ise faili meçhul olarak geçti. Uğur Mumcu’dan geriye ise onun onurlu bir yaşamı ve mücadelesi kaldı. Uğur Mumcu başta olmak üzere düşünce, özgürlüğü ve aydınlanma yolunda katledilen Metin Göktepe, Abdi İpekçi, Hrant Dink, Ümit Kaftancıoğlu ve bölgemizde onurlu duruşlarından hiçbir zaman taviz vermeyen Ragıp Demirkol Murat Tosunoğlu Coşkun Orhan ve İsmail Kadı'yı saygı, minnet ve özlemle anıyoruz. Mücadeleleri her zaman yolumuza ışık olacaktır” dedi.

Programın ikinci bölümünde, gazeteci Deniz Zeyrek ve Taşkın Çağatay Yamen’in katılımıyla “Medya ve Siyaset İlişkileri” başlıklı paneller gerçekleştirildi. Panelde, günümüz medyasının karşı karşıya olduğu baskılar, gazetecilik etiği ve kamuoyunun doğru bilgiye erişim hakkı tartışıldı. 





































