TMMOB: "İş Cinayetleri Sistem Sorunudur"
TMMOB Makina Mühendisleri Odası Gebze Temsilciliği, mevcut tabloyu 'sistem sorunu' olarak nitelendirerek kamucu denetim, güçlü sendikalaşma ve sıfır toleranslı iş güvenliği politikaları çağrısında bulundu.
TMMOB Makina Mühendisleri Odası Kocaeli Şubesi Gebze İlçe Temsilciliği tarafından yapılan açıklamada, Türkiye’de iş kazalarının ve iş cinayetlerinin geldiği nokta çarpıcı verilerle ortaya konuldu. Basın açıklamasını Tanfer Yeşiltepe okudu. 'Açıklamada, ''28 Nisan, Uluslararası Çalışma Örgütü tarafından Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği Günü olarak ilan edilmiştir. Bu vesileyle bir kez daha vurguluyoruz: İş kazaları ve meslek hastalıkları kader değil, önlenebilir olaylardır.
Ülkemizde iş kazaları ve iş cinayetleri artarak sürmektedir. Resmi verilere göre 2000 yılında yaklaşık 75 bin olan iş kazası sayısı, 2024 yılında 733 binin üzerine çıkarak yaklaşık 10 kat artmıştır. Bu artış yalnızca çalışan sayısındaki yükselişle açıklanamayacak düzeydedir. İş kazası sıklık hızı da aynı dönemde neredeyse iki katına ulaşmış, yani çalışan başına düşen kaza riski ciddi biçimde artmıştır. Her yıl ortalama 1000 ila 2000 emekçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirmekte, bu da neredeyse her gün birden fazla işçinin hayatını kaybettiği anlamına gelmektedir. Meslek hastalıkları ise büyük ölçüde tespit edilememekte; uluslararası ölçütler dikkate alındığında gerçek sayıların çok daha yüksek olduğu bilinmesine rağmen bu ölümler kayıt altına alınmamaktadır.
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi verilerine göre tablo daha da ağırdır. AKP iktidarı döneminde en az 36 bin 940 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetmiştir. 2025 yılında Türkiye genelinde en az 2105 işçi yaşamını yitirirken, Kocaeli’de en az 49 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetmiştir. 2026 yılının ilk 100 gününde de iş cinayetleri sürmekte; ölümler özellikle güvencesiz, uzun süreli ve örgütsüz çalışmanın yaygın olduğu alanlarda yoğunlaşmaktadır.
Bu veriler göstermektedir ki; iş cinayetleri münferit değil, sistematik bir sorundur. Denetimsizlik, güvencesiz çalışma, uzun çalışma saatleri, düşük ücretler ve sendikasızlaştırma politikaları emekçilerin yaşamını doğrudan tehdit etmektedir. Sorumluluğun işverenler yerine iş güvenliği uzmanları ve işyeri hekimlerine yüklenmesi, cezasızlık uygulamaları ile birleştiğinde bu tabloyu daha da ağırlaştırmaktadır.
İş cinayetlerinin önlenmesi için;İşçi sağlığı ve iş güvenliği hizmetleri kamusal bir anlayışla yeniden yapılandırılmalı,
Etkin denetim mekanizmaları kurulmalı, güvensiz işyerlerinde üretim durdurulmalıdır,
İşveren sorumluluğu açıkça tanımlanmalı ve caydırıcı yaptırımlar uygulanmalıdır,
Taşeron, güvencesiz ve kayıt dışı çalışma ortadan kaldırılmalı,
Sendikal örgütlenme önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır.
Ayrıca çocuk işçiliğine son verilmeli, mesleki eğitim adı altında yürütülen güvencesiz çalışma biçimleri kaldırılmalı, göçmen işçilerin güvencesiz çalıştırılması engellenmeli ve meslek hastalıklarının tespiti devlet güvencesi altına alınmalıdır.
Unutulmamalıdır ki gerekli önlemler alınmadığı sürece yaşanan her ölüm bir iş cinayetidir. Emekçilerin yaşam hakkını esas alan, kamucu ve denetim odaklı bir işçi sağlığı ve iş güvenliği sistemi için mücadelemizi sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz'' dedi.