Kadınlar Rojin Kabaiş için adalet talep etti
TJA ( Tevgera Jinen Azad ) Gebze Kent Meydanı'nda Van'da kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan Rojin Kabaiş için basın açıklaması gerçekleştirdiler.
Yapılan açıklamada,''Rojin, 27 Eylül 2024 günü gecesi kaldığı KYK yurdundan çıktı ve bir daha geri dönemedi. Tam 18 gün boyunca arandı, cansız bedeni en son görüldüğü yerden 20 km uzaklıkta Van Gölü kıyısında akıntının tersi yönünde bulundu. Otopsi raporu 28 gün bekletilerek ne avukatlarla ne de aileyle paylaşılmadı. Otopsisinde bedeninde iki farklı erkeğe ait DNA bulundu, ancak bu DNAların kime ait olduğu ve bedeninin neresinde bulunduğu açıklanmadı. Aradan bir yıl geçti; Rojin’in nasıl kaybolduğunu, bedeninin neden akıntının tersi yönünde bulunduğunu, DNA’ların kime ait olduğu ve dolayısıyla Rojin’in ölümü hala aydınlatılmadı. Rojin’in adı erkek yargının ve devletin cezasızlık ve ihmalkarlığının bir göstergesi, adalet arayışımızın simgesidir.
Türkiye’de kadınlara yönelik şiddet ve kadın cinayetleri davalarında uzun süredir gözlemlenen cezasızlık politikaları, faillerin korunmasına, ceza indirimleriyle ödüllendirilmesine ve kadınların yaşam hakkının korunamamasına neden olmaktadır. Rojin Kabaiş dosyasında da benzer biçimde sürecin sürüncemede bırakılması, delillere ilişkin gerekli işlemlerin eksiksiz yapılmaması ve kamuoyunun yeterince bilgilendirilmemesi, bu cezasızlık politikasının bir yansımasıdır”. Rojin’in telefonunun hâlâ açılamamış olması da soruşturmada ihmalleri göstermektedir. Gizlilik kararının olağan dışı şekilde uzun tutulması adalete erişim hakkını ihlal etmektedir. Ayrıca hesapların erişime kapatılması başlı başına bir hak ihlalidir. Dosyadaki kısıtlılık kararı nedeniyle uzun bir süre dosyadaki delillere ulaşamamış ise de son süreçte dosyaya erişim konusunda kısmi erişim sağlanmıştır”. Bugün Rojin’in davası, bize şüpheli kadın ölümlerinin nasıl görünmez kılındığını bir kez daha hatırlatıyor.
Bu topraklarda; özellikle son yıllarda şüpheli kadın ölümleri haberlerinin çoğaldığını görüyoruz ve kadın cinayetlerinin etkin araştırılmadığı için intihar denilerek, şüpheli ölüm başlığı atılarak hiçe sayıldığını biliyoruz. Böylece kadın cinayetlerini aydınlatmak, kadınlar için adaleti sağlamak yerine deliller karartılıyor, dosyalar kapatılıyor ve failler aklanıyor. Bu süreç, başlı başına sistematik bir şekilde devlet ve devletin üniversite, yurt, adli tıp kurumu, Adalet Bakanlığı gibi kurumlarınca işlenen, kadınların yaşam hakkını gasp eden bir suçtur. Bu toprakları kadın mezarlığına çevirmenize izin vermeyeceğiz.“Unutulmamalıdır ki Rojin Kabaiş’in kaybı münferit bir olay değil, Kürdistan’da uzun süredir sürdürülen özel savaş politikalarının bir sonucudur. Bu politikalar kadınların yaşamını hedef almakta ve şiddeti derinleştirmektedir. Kadınlar, bu politikalara boyun eğmeyecek,mücadeleyi büyütmeye devam edecektir.
Adaletin sağlanması yalnızca Rojin Kabaiş için değil tüm kadınlar için hayati bir gerekliliktir. Dosyanın aydınlatılması, faillerin yargı önüne çıkarılması, cezasızlık politikalarının kırılması için süreci kararlılıkla takipçisi olacağız. Kamuoyunuda bu mücadelede duyarlılığa ve dayanışmaya çağırıyoruz. Failleri belli olan ve katilleri halen yargılanmayan nice kadın için adalet istiyoruz. Rojin için adalet istiyoruz'' denildi.