İkizdere Çevre Derneği: "Yaptıkları yıkımı görmeyenler, verdikleri zararın büyüklüğünüde anlamıyor"

İkizdere çevre derneği taş ocağı projesine karşı İstanbul Kadıköy'de basın açıklaması gerçekleştirdi.

Basın açıklamasında, ''Rize'nin İkizdere ilçesinde taş ocağı çalışmaları, verilen süre dolmuş olmasına rağmen sürüyor. Bölgedeki patlamalar ve çevresel tahribatın devam etmesi halkın tepkisini artırırken, yetkililerden sürecin ne zaman son bulacağına ve rehabilitasyon çalışmalarına dair net bir açıklama yapılması bekleniyor. Çevreciler, eski Ulaştırma Bakanı Adil Karaismailoğlu’nun "Bir ağaca on ağaç dikeceğiz" vaadini hatırlatarak, bu sözün yerine getirilmesi için somut adımlar talep ediyor.



Şantiye girişine yerleştirilen rehabilitasyon maketi de dikkat çekiyor. Ancak, bölge halkı ve çevre savunucuları, bu maketin gerçeğe dönüşmesini istiyor. "İşimiz bittiğinde çekip gideriz" anlayışına izin vermeyeceklerini belirten aktivistler, taş ocağı projesi sona erdiğinde bölgenin ekosisteminin onarılmasını ve bu süreçte verilen zararın telafi edilmesini talep ediyor. "Peşlerini bırakmayacağız" diyerek kararlılık mesajı veren halk, doğanın korunması için mücadelenin süreceğini vurguluyor.



İkizdere Çevre Derneği: Güç Birliği Şart

İkizdere Çevre Derneği, İkizdere'deki mücadele sürecinde öğrendikleri deneyimleri paylaşarak, bu tür çevresel tahribatların yalnızca bölgeyle sınırlı olmadığını, ülkenin pek çok noktasında benzer yıkımların yaşandığını dile getiriyor. Dernek, "Doğayı yok edenlerin kim olduğunu öğrendik. Bunların yalnızca para uğruna her türlü katliamı yapabileceklerini gördük. Bu nedenle güç birliği yapmak zorundayız" diyerek, vahşi madencilik faaliyetlerine karşı kolektif bir mücadele çağrısı yapıyor.

Aktivistler, maden ruhsatlarının Türkiye yüzölçümünün %80’ini kapsadığını ve bu durumun ciddi bir tehlike oluşturduğunu belirtiyor. Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporları ve mahkeme kararlarının kolayca aşılarak maden şirketlerinin ekosistemi geri dönüşü olmayan şekilde tahrip ettiğini ifade eden çevreciler, "Yaptıkları yıkımı görmeyenler, verdikleri zararın büyüklüğünü de anlamıyor" diyerek daha fazla dayanışma ve mücadele çağrısında bulunuyor.



Barikatlardan Kararlılığa Uzanan Mücadele

İkizdere direnişi sırasında arılarla barikat kuran, kayın ağaçları başında nöbet tutan halk, gece gündüz demeden doğayı korumak için mücadele etti. "Gece gündüzümüz, gündüz gecemiz oldu" diyen aktivistler, bu süreçte hem dostlarını hem de düşmanlarını tanıdıklarını belirtiyor. Ancak tüm çabalara rağmen çalışmaların durdurulamamış olması, halkın moralini bozmak yerine kararlılığını artırmış durumda.

"Doğayı savunmak için her yerde olacağız" diyen İkizdere Çevre Derneği, nerede bir katliam veya direniş varsa orada olacaklarını ve doğanın tahribatına karşı mücadeleye devam edeceklerini dile getiriyor. Vahşi madenciliğe geçit vermeyeceklerini belirten çevre savunucuları, İkizdere'deki mücadelenin yalnızca bir başlangıç olduğunu ve benzer tahribatlara karşı durmaya devam edeceklerini vurguluyor.



Bölgedeki ekolojik yıkımın geri döndürülemez boyutlara ulaşmadan durdurulması gerektiğini ifade eden çevreciler, tüm doğa dostlarını daha büyük bir güç birliği için desteğe çağırıyor. "Pes etmeyeceğiz" diyen halk, ekosistemi koruma mücadelesini her platformda sürdüreceklerini belirtiyor'' ifadeleri kullanıldı.

Eski İzmir Belediye Başkanı Tunç Soyer'den ikizderelilere destek mesajı: 

Soyer mesajında, ''Bi durun yaa. Bi doyun yaa.
Ne bitmek bilmez bir açlıkmış bu..
Yetti artık.
Bi düşün yakamızdan,
bi düşün bu memleketin, çocuklarının, ağaçlarının, doğasının yakasından…
Siz düşmezseniz biz düşüreceğiz sizi, hiç kuşkunuz olmasın… Yediğiniz haltların, yaptığınız tahribatın hepsinin hesabını teker teker soracağız. Hiç kuşkunuz olmasın'' dedi.

 

Rize İkizdere Kadıköy