GTÜ'lü öğrenciler: 8 Mart mücadele günüdür

Gebze Teknik Üniversitesi (GTÜ) öğrencileri, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında bir yürüyüş ve basın açıklaması gerçekleştirdi.

Öğrenciler, 2024 yılında 445 kadının, 2025 yılının başından bu yana ise 68 kadının öldürüldüğünü belirterek, kadın cinayetlerinin yalnızca rakamlardan ibaret olmadığını vurguladı.

GTÜ Rektörlük binası önünde toplanan öğrenciler, sloganlar eşliğinde kütüphane binasına yürüdü. Yürüyüşün ardından yapılan basın açıklamasında, "Bugün burada, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde, kız kardeşlerimizin emeğini, haklarını ve mücadelesini savunmak için bir araya geldik. 8 Mart, yalnızca bir kutlama günü değil; haklarımızı ve hayatlarımızı savunduğumuz, eşitlik ve özgürlük için sesimizi yükselttiğimiz bir mücadele günüdür.

Kadınlar olarak eğitimde, iş hayatında, ev içinde ve toplumsal yaşamın her alanında emeğimizin görünmez kılındığını biliyoruz. Düşük ücretler ve güvencesiz çalışma koşullarıyla sömürülürken; üretimde, akademide, sanatta ve bilimde varlığımızı büyütmek için mücadele ediyor, ancak hâlâ hakkımız olan eşit koşullardan yoksun bırakılıyoruz.

Kadın hakları yalnızca hukuki metinlerde değil, yaşamın içinde güvence altına alınmalıdır. Ancak bugün Türkiye’de kız kardeşlerimizin yaşam hakkı dahi tehlike altındadır. Kadın cinayetleri ve kadına yönelik şiddet vakaları artarken, bu suçlara karşı etkin bir mücadele yürütülmemesi kabul edilemez. Medyada kadın cinayetleri yeterince haberleştirilmezken, uygulanan cezalar failleri caydırmaktan uzaktır. Faillerin “iyi hal” ve “haksız tahrik” indirimlerinden faydalandığı, şiddet uygulayanların serbest bırakıldığı bir adalet sistemini kabul etmiyoruz!

2024 yılında 445 kadın cinayeti işlenmesi ve 2025 yılında bildirilen 68 kadın cinayeti, yalnızca rakamlardan ibaret değildir. Her biri ayrı bir hayatın, bir umudun ve bir geleceğin kaybını temsil etmektedir. Bu sayılar, kadınlara yönelik şiddetin ne denli yaygın ve yıkıcı olduğunu açıkça gözler önüne sermektedir.

Tam da bu sebeple, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması bir hak gaspıdır. Kadınları koruyan en güçlü yasal çerçevelerden biri olan İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçilmesi, kadınların şiddete karşı daha savunmasız bırakılması anlamına gelmektedir. Bununla da yetinilmemiş, 6284 sayılı Kanun’un tartışmaya açılması, kadınların kazanılmış haklarının bilinçli bir şekilde hedef alındığını göstermektedir. 6284 sayılı Kanun, şiddete uğrayan kadınların korunması için hayati öneme sahiptir ve uygulanması tartışmaya dahi açılamaz!

Bu yürüyüş, yalnızca 8 Mart’ı kutlamak için değil; öldürülen kadınlarımızın anısını yaşatmak, adalet talep etmek ve gelecekte benzer trajedilerin yaşanmaması için sesimizi duyurmak amacıyla gerçekleştirilmektedir.

Kadın mücadelesi yalnızca sokakta değil; kampüslerde, işyerlerinde, meclislerde, medyada ve hayatın her alanında devam etmektedir. Ancak bizler eşit ve özgür bir yaşam için mücadele ederken, ifade özgürlüğümüz kısıtlanmakta, sesimiz baskılarla susturulmak istenmektedir. Kız kardeşlerimizin hak taleplerini dile getirmesi ve protesto hakkını kullanması engellenemez!

Kadınları susturmak, korkutmak ve geri adım attırmak isteyen tüm gerici ve baskıcı güçlere karşı buradayız! Kadın düşmanlığına ve her tür baskıya karşı varız ve direnişimizi sürdüreceğiz!

Buradan bir kez daha haykırıyoruz: Kadın mücadelesi engellenemez, kadın dayanışması susturulamaz! Haklarımızdan da hayatlarımızdan da vazgeçmiyoruz! Eşitlik, özgürlük ve adalet mücadelemizi büyüterek sürdüreceğiz" denildi.

 

GTÜ Öğrenci Kadın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü