Gazeteci İsmail Arı'yı cezaevinde ziyaret eden Gergerlioğlu; "Mesleğini yaptığı için tutuklanmış!"

DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Sincan L2 ve Sincan Kadın Kapalı Cezaevlerine gerçekleştirdiği ziyaretlerin ardından açıklamalarda bulundu. Gazeteci İsmail Arı başta olmak üzere mahpuslarla görüşen Gergerlioğlu, cezaevlerindeki doluluk oranının insan onurunu zorlayan bir noktaya ulaştığını ve ciddi hak ihlalleri yaşandığını vurguladı.

800 kişilik yerde 3 bin kişi kalıyor!

 

Gergerlioğlu’nun Sincan L2 Cezaevi’ndeki gözlemleri, infaz sistemindeki tıkanıklığı ve fiziki koşulların yetersizliğini bir kez daha gündeme taşıdı. Gergerlioğlu, 800 kişi kapasiteli cezaevinde yaklaşık 3 bin kişinin tutulduğunu belirterek şu detayları paylaştı; “Kapasitenin üç katından fazla doluluk nedeniyle yüzlerce insan yerlerde, hatta tuvalet önlerinde uyumak zorunda kalıyor. 28 kişilik tasarlanan koğuşlarda 45 ila 70 kişi arasında mahpus barınıyor. Sürekli devam eden giriş-çıkış sirkülasyonu, yaşam şartlarını her geçen gün daha da ağırlaştırıyor.” İfadelerini kullanarak tepki gösterdi.

 

Tutuklanma sebebi İzzet Ulvi Yönter haberi

 

Gergerlioğlu,  gazeteci İsmail Arı’nın bayramın ikinci günü akrabalarıyla bayramlaşırken aniden gözaltına alınması ve ardından tutuklanması sürecine dair çarpıcı detayları kamuoyuyla paylaştı. Arı, tutukluluğunun arkasında, siyaset ve suç örgütü ilişkilerine dair yaptığı kritik haberlerinden dolayı yattığını söyledi. Arı, önüne 1-2 yıl önceki tweetlerinin getirildiğini ancak asıl nedenin bayram sabahı yayınlanan İzzet Ulvi Yönter haberi olduğunu söyledi. Arı, Ayhan Bora Kaplan suç örgütü davasıyla ilgili Serdar Sertçelik ve avukatı Cengiz Haliç arasındaki yazışmaların ele geçirdiğini, bu yazışmalarda MHP lideri Devlet Bahçeli’nin konuşma metinlerinin hazırlandığına dair iddiaların yer aldığını belirtti. Gözaltı sürecinde narkotik suçlularıyla aynı yerde tutulduğunu, hijyenden uzak, "kan ve ter içindeki" odalarda bekletildiğini ifade eden Arı, çıplak arama dayatmasına karşı direnerek bu uygulamayı engellediğini Gergerlioğlu’na anlattı.

 

Yolsuzluk haberini yaptığı isimlerle aynı cezaevinde

 

Arı’nın tutuklanma sebepleri arasında Yunus Emre Vakfı ile ilgili yaptığı 630 milyon liralık yolsuzluk haberi de bulunuyor. Trajikomik bir detay olarak; Arı’nın yolsuzluklarını haberleştirdiği vakıf başkanı ve üyeleriyle şu an aynı cezaevinde tutuklu bulunduğu belirti. Ancak haberde adı geçen ve ihalelerde imzası olan Aile Bakanı'nın eşi Rahmi Göktaş ile MHP’li Semih Yalçın’ın oğlu Ahmet Kutalmış Yalçın hakkında herhangi bir yargı süreci başlatılmadı.

 

Yargıda çifte standart

 

Gergerlioğlu, Yargıtay üyesi Yüksel Kocaman’ın Ayhan Bora Kaplan ile ilişkisine dair MASAK belgelerinin ortada olduğunu hatırlatarak, yargıdaki adaletsizliğe dikkat çekti. Suç örgütlerinden maddi menfaat sağladığı iddia edilen üst düzey yargı mensupları ve siyasi isimlerin dokunulmazlığı sürerken, bu ilişkileri deşifre eden gazetecilerin cezaevine atılması "Türkiye gerçeği" olarak nitelendirildi.

Gazetecilik faaliyeti suç sayılıyor

Arı hakkında "halkı yanıltıcı bilgiyi yayma" suçlaması yapılsa da, söz konusu haberlerin yargı operasyonlarından önce kaleme alınmış olduğu ve kamu yararı taşıdığını söyleyen Gergerlioğlu, İsmail Arı’nın 22 gündür hürriyetinden yoksun bırakılmasının tek nedeninin, halkın haber alma hakkını savunması ve karanlık ilişkileri gün yüzüne çıkarması olduğunu ifade ederek uluslararası insan hakları savunucularına çağrıda bulundu.

 

Gelişim geriliği yaşayan çocuğa bez bebek verilmedi!

 

Gergerlioğlu, Sincan Kadın Cezaevi’nde de benzer bir yoğunluk olduğunu, 12 kişilik koğuşlarda 35-37 kişinin kaldığını belirtti. Gergerlioğlu, Sincan Kadın Kapalı Cezaevinde annesiyle birlikte kalan ve gelişim geriliği yaşayan 24 aylık bir bebeğin durumunu gündeme taşıdı. Annenin yaşadığı ağır stresin çocuğun sağlığına yansıdığını belirten Gergerlioğlu, cezaevi yönetiminin içeriye basit bir oyuncak bebeği dahi almadığını ifade etti. Gergerlioğlu, cezaevindeki çocukların oyun ve gelişim hakkının kısıtlandığına dikkat çekti. Ziyaret sırasında hediye etmek istediği basit, metal aksamı bulunmayan bir bez bebeğin "mevzuat" gerekçesiyle içeri alınmadığını söyleyen Gergerlioğlu, durumu şu sözlerle eleştirdi: “İçinde demir olmayan, son derece basit bir bebeği almamayı başardılar. Milletvekili olmama rağmen bu engelle karşılaşıyorsak, vatandaşın neler yaşadığını düşünmek lazım.” dedi.

 

Açık görüş dışında çocukların anne ve babalarına sarılmasına izin verilmiyor!

 

Annesi Emine Sarıoğlu ile cezaevinde kalan 24 aylık bebeğin, yaşıtlarına göre geriden geldiği tespit edildi. Annenin hamilelik döneminden itibaren başlayan cezaevi korkusu ve sonrasındaki bakım sorunlarının bu durumda etkili olduğu düşünülüyor. Çocuğun sağlık takibinin yetersiz olduğunu vurgulayan Gergerlioğlu, gelişim geriliği olan bir bebeğin 6 ayda sadece bir kez hastaneye götürülmesinin kabul edilemez olduğunu belirtti. Emine Sarıoğlu’nun dramı sadece cezaevindeki bebeğiyle sınırlı değil. Dışarıda kalan 4,5 yaşındaki kızı, "Anneme sarılamıyorum" diyerek kapalı görüşlere gelmek istemiyor. Babanın Yozgat’ta, anneannenin ise Malatya’da olması, maddi imkansızlıklarla birleşince aile bağları kopma noktasına gelmiş durumda. Açık görüşler dışında babanın kızına, annenin ise oğluna sarılmasına izin verilmemesi, aile üzerindeki psikolojik baskıyı artırıyor.

Kreşde oyuncaklar yetersiz

 

Cezaevindeki fiziksel koşulların çocuk gelişimi için uygun olmadığını belirten Gergerlioğlu, koğuşlarda oyuncak miktarının çok az olduğunu ve çocukların günde sadece bir saat kreşe gidebildiğini aktardı. Bu durumun, zaten gelişim geriliği yaşayan çocuklar için süreci daha da zorlaştırdığı vurgulandı.

 

Engelli mahpuslar cezaevinde tutuluyor!

 

Cezaevinde bulunan Keziban Oyit’in durumunuda aktaran Gergerlioğlu, “%80 skolyoz ve spina bifida hastası olan engelli mahpus, infaz erteleme alamıyor. %90 engelli olan eşi ise Keskin Cezaevi’nde tutuluyor. Birbirlerine destek olabilmek için aynı cezaevine sevk edilme talepleri ise yanıtsız kalıyor.” İfadelerini kullandı. 

 

Gergerlioğlu, Türkiye’deki cezaevleri gerçeğinin hem ulusal hem de uluslararası kamuoyu, siyasetçiler ve insan hakları savunucuları tarafından görülmesi gerektiğini belirterek, adil olmayan yargılamaların ve cezaevi ihlallerinin takipçisi olacağını ifade etti.

 

DEM Parti Kocaeli