EMEP Kocaeli: Tuz da koktu; Bahis skandalı yolsuzluk, rant ve çürümüş düzenin bir yansımasıdır
Emek Partisi Kocaeli İl Örgütü futbolda açığa çıkan bahis skandalına ilişkin açıklama gerçekleştirdi.
İl Başkanı İlhami Şahbaz imzalı açıklamada bu skandalın
yalnızca birkaç futbolcunun, menajerin ya da yöneticinin suistimali olarak görülemeyeceği vurgulanarak “Bu skandal, ülkedeki ahlaki ve ekonomik çürümenin, rant düzeninin ve denetimsiz sermaye ilişkilerinin doğrudan sonucudur” ifadelerine yer verildi.
Açıklamanın tamamı:
Spor, yalnızca bir oyun değil; milyonlarca yurttaşın izleyici ya da katılımcı olarak yaşamının bir parçasıdır. Böyle bir alanın bile ranta, soyguna ve vurguna konu edilmesi, ancak her şeyin paraya tahvil edildiği bir düzende mümkündür. İşte o düzenin adı saray düzenidir, tek adam yönetimidir.
Bir düşünün; bu ülkede yolsuzluğun, hukuksuzluğun, rantın ve keyfiliğin sirayet etmediği bir kurum kalmış mıdır? Deprem çadırı satan Kızılay’dan, kendi bakanlığına temizlik malzemesi satan bakanlara;
Türk lirası üzerinden imzası bulunan Merkez Bankası başkan yardımcısından, “Allah insanı vererek de alarak da imtihan eder, ben vererek imtihan edilen kullarındayım” diyerek yolsuzluğunu meşrulaştıran milletvekillerine kadar bu liste uzayıp gitmektedir.
Son olarak Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı tarafından yapılan açıklamaya göre, 571 hakemden 371’inin bahis hesabı bulunduğu, 152’sinin ise aktif olarak bahis oynadığı anlaşılması çürümenin boyutlarını göstermektedir
KAPİTALİZMDE SPOR DA ENDÜSTRİYEL FAALİYET ALANINA DÖNÜŞTÜ
Emekçilerin halkın doğal sağlık ve seyir alanından çıkarılarak bu endüstrileşmesinin bir sonucu olarak spor da her alanıyla sömürünün ve talanın alanı haline gelmiş bulunmaktadır. Bahis sektörü ise bu çürümüşlüğün bir sonucu olarak, yıllardır emekçilerin alın teriyle kazandığı parayı sömürmekte, özellikle geleceksiz bırakılan gençleri kolay kazanç hayaliyle bağımlı hale getirmekte, kamu kaynaklarını da dolaylı yollarla sermaye çevrelerine aktarmaktadır. Bugün ortaya saçılan yolsuzluklar, bu düzenin tepesinden tabanına kadar kirli ilişkilerle örüldüğünü bir kez daha gözler önüne sermiştir.
Bu ülkede işçiler, emekçiler geçim derdindeyken; gençler işsizlik kuyusunda çırpınırken, bir avuç insan bahis, ihale, imar ve özelleştirme oyunlarıyla milyonları kasalarına aktarmaktadır.
Bu tablo, “temiz toplum” söylemleriyle değil; emeğin hakkını esas alan, denetimi halkın ele aldığı bir düzen değişikliğiyle ortadan kalkabilir.
Spor alanında yaşanan skandalların son bulması için;
Spor her alanda endüstrileşmeden arındırılarak tüm olanaklarıyla halkın hizmetine sunulmalıdır.
Spor, rantın değil; halkın, gençliğin, emeğin alanı olmalıdır.
Bahis skandalı tüm yönleriyle açığa çıkarılmalıdır.
Tüm sorumlular —kulüp sahiplerinden siyasi bağlantılarına kadar— hesap vermelidir.
Devletin spor kurumları ve federasyonları, sermaye ve mafya ilişkilerinden arındırılmalıdır.
Yokluk ve yoksulluk kader değildir! Emekçilerin yaşamını karartan, onları bahis oyunlarının bir parçası haline getiren bu düzeni değiştirmek elimizdedir.
Emek Partisi olarak tüm emekçileri geleceğimize sahip çıkmaya çağırıyoruz.
Geleceğimizin bir bahis konusu haline getirildiği, ekmeğimizi küçülten bu düzende değil; ancak birleşerek, dayanışma içinde geleceğimizi kurabiliriz.