Eğitim-Sen'den Tutuklananlar İçin Serbest Bırakılma Çağrısı
Eğitim-Sen Kocaeli 2 Nolu Şubesi Başkanı Sinan Kaya yaptığı basın açıklamasında, 29 Mart sabahı ise şafak baskınıyla Eğitimsen Üyesi, İstanbul Üniversitesi İşyeri temsilcimiz Dr. Levent Dölek gözaltına alınarak tutuklanmıştır dedi.
Eğitim-Sen Kocaeli 2 Nolu Şubesi dün akşam basın açıklaması ve yürüyüş gerçekleştirdiler. Gebze Tarihi Eskiçarşı Çeşme önünde toplanan öğretmenler Sloganlar eşliğinde Gebze Kent Meydanı’na yürüyüş yaparak basın açıklaması gerçekleştirdiler. Gebze'de gerçekleştirilen basın açıklamasına, birçok sendika ve siyasi grup da destek verdi. Eğitim-Sen Kocaeli 2 Nolu Şubesi Başkanı Sinan Kaya yaptığı basın açıklamasında, ''Bugün burada Eğitimsen Merkez Yürütme Kurulu üyelerine verilen 2 haftalık ev hapsi ve sonrası için yurtdışı yasağı ve adli kontrol cezasını, Eğitimsen Üyeleri ve İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi İktisat Tarihi ABD Öğretim Üyesi Dr. Levent Dölek, Mehmet Türkmen ve tutsak edilen tüm hak savunucuları, üye ve öğrencilerimizin serbest bırakılması için bir araya geldik.
Peki ne olmuştu:
Eğitimsen MYK’nın 28 Mart 2025 tarihinde “1 günlük iş üretmeme” kararı alması üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlatmıştır. MYK üyelerimiz ifadeye çağrılmıştır ve 2 haftalık ev hapsi ve sonrası için yurtdışı yasağı ve adli kontrol cezası verilmiştir.
29 Mart sabahı ise şafak baskınıyla Eğitimsen Üyesi, İstanbul Üniversitesi İşyeri temsilcimiz Dr. Levent Dölek gözaltına alınarak tutuklanmıştır.
İstanbul Üniversitesi 18 Mart tarihinde öğrencisi olan İBB Başkanı İmamoğlu’nun diplomasını iptal etmiştir. 19 Mart günü belediye başkanları ve bürokratlardan oluşan onlarca kişi gözaltına alınmış ve tutuklanmıştır. Bunun üzerine İstanbul Üniversitesi öğrencileri, diplomalarının iptal edilmesi kaygısı taşımış ve kendi üniversite yönetimlerinin usule uygun olmayarak adlığı karara ses yükseltmişlerdir. 19 Mart sadece öğrencilerin önüne konulan Polis Barikatını yıktığı bir gün olarak tarihe geçmemiş, ülke üzerine karabasan gibi çökmüş korku atmosferinin ve apolitik denilen üniversite gençliğinin isyanına dönüşen bir sürece evrilmiştir. Ülke geneline yayılan bu protestolarda haksız, hukuksuz bir şekilde en az 301 öğrencimiz tutuklanmıştır.
Artık konu sadece İmamoğlu’nun tutuklanması değildir. Konu Kayyımlarla yıllardır halk iradesini ve sandık demokrasisini bile tanımayan bu darbe girişimine karşı; sokaklarda halkın iradesine sahip çıkanların “bu gerici-faşist rejime” karşı gençliğin, emekçilerin bu karanlığa teslim olmayacağını göstererek, iradesini en meşru haklarıyla ortaya koymasıdır.
Eğitimsen MYK’sına ev hapsi verilerek, bileklerine kelepçe vurularak; demokrasiye, sendikal özgürlüklere ve örgütlenmeye kelepçe vurulmuştur. Konfederasyonumuz KESK ve Sendikamız Eğitimsen sokaklarda fiili ve meşru mücadele vererek kurulmuştur. Haklarını söke söke alan bir geleneğe sahip sendikamızın yöneticilerine ev hapsi uygulamak, ne örgütlenme ne de sendikal mücadeleye sekte vuramayacaktır. Bilinmelidir ki; Eğitimsen’de umudu isyana dönüştecek örgütlülük, kararlılık ve güç vardır. Tarihe yön verenler emeği için mücadele edenlerdir. Eğitimsen Kocaeli 2 Nolu Şube olarak; “TÖS’ten Eğitimsen’e -sürüyor bu kavga sürecek, yeryüzü aşkın yüzü oluncaya ve emek özgürleşinceye dek- yolunu kendimize şiar edinerek, yılgınlığın olmadığı, direnişin daha da büyüdüğü günlerin yakın olduğunu bu meydandan bir kez daha hep birlikte haykırmak gerek” diyoruz.
Levent Dölek 27 Mart 2025 tarihinde kamucu ve ilerici bir öğretim üyesi olarak öğrencilerin kampüs içinde gerçekleştirmiş olduğu “tepkilerine” ses olmuş ve 28 Mart 2025 günü ise üniversite işyeri temsilcisi olarak Eğitimsen İstanbul 6 Nolu Şube yönetimi tarafından düzenlenen ve öğrencileriyle de ülkenin içine düştüğü bu karanlık atmosfere işaret ederek “Dersimiz Dayanışma” ile “Kahrolsun İstibdat Yaşasın Hürriyet!” şiarını Beyazıt Meydanı’nda haykırmıştır. Dr. Levent Dölek hocamız yayınladığı bayram mesajında “Emekçi halkımızın, hürriyet sevdalısı gençlerin, hapishanelerdeki devrimci tutsakların, Ortadoğu halklarının bayramını kutlamış, Siyonizme karşı Filistin halklarının yanında olmaya davet” etmiştir.
Anayasa’nın 42. maddesi kişinin tutuklansa dahi “eğitim ve öğretim hakkından mahrum edilemeyeceğini”, 10. maddesi ise de “bu hakkın herkese eşit şekilde kullandırılmasını” en üst kanun normu olarak tanımlamakta ve Avrupa Konseyi Bakanları Komitesinin 13. Sayılı tavsiye kararıyla güvence altına alınmıştır. Tutuklu olsalar da “bu hakkın kullanımının bir şekilde engellemesi veya bu haktan yoksun bırakılması bir cezalandırma” şekli olarak tanımlanmıştır. İç hukuk yollarımızda da Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunu’nun 76. ve Adalet Bakanlığı’nın Hükümlülerin Eğitim ve İyileştirme İşlemlerine ilişkin 46/1 sayılı Genelgesi’nde de düzenlenmiştir. Eğitim ve öğretim Anayasal bir haktır! Tutuklu ve ev hapsinde tutulan öğrencilerimize sınav hakkı tanınmasını ve Eğitimsen Üyeleri öğretim üyeleri ve öğretmenleri de öğrencilerimize sınav yapabilmesi için derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz. Öğrencilerimiz sabah ev baskınlarıyla ve meydanlarda Anayasa’dan gelen haklarıyla barışcıl bir şekilde tepkilerini ortaya koymalarına iktidarın, sermayenin ve onun kolluk güçleri olan polisler tarafından gözaltı sürecinde uygulanan “şiddet, cop, kalkan, kimyasal gaz, işkence ve taciz” in bu ülke gençliğine reva görülenin ne olduğunu bizlere göstermiştir. Ülkenin geleceğini, copla, küfürle, kimyasal gaz ile durduramazsınız, gençlik bir kere o barikatı yıktı, Sarayı’nızı da alacak ve o saraya 1150 odası olan bir derslik ve büyük bir kütüphane yaparak, bahçesinde sosyalleşecek alanları yaratmayı bilecek günler de yakındır. Gebze’de üniversite öğrencilerinin de bir süredir kampüslerinde binlerce öğrencisinin bu hukuksuzluğa karşı sessiz kalmadığını görüyoruz. Kendilerine ise kopuk olan üniversite-kent yaşamının tekrar kurulması için otokrat rejimden sonra istedikleri, sosyal-kültürel alanlar, yurtlar, ulaşım ve barınma sorunu karşısında bizlere görev vermelerini de beraberinde istiyoruz.
Konfederasyonumuz KESK ve sendikamız Eğitimsen Kocaeli 2 nolu şube olarak; memleketimizi dışardan emperyal güçler ve içerde işbirlikçisi iktidar ve ortaklarının soktuğu bu karanlık tablo karşısında sessiz kalmayacağız. Şu çok iyi şekilde bilinmelidir ki Eğitimsen “bir rüzgar ile savrulan kalabalıkların uğradığı ara istasyon değildir. Aksine en çetin fırtınalarda TÖS, TÖBDER tarihinden aldığı tüm birikimle mücadele etmiş, ilkelerine bağlı ve dayanışmayı sürdürmüş bir sendikadır. Eğitimsen ülkenin geleceği, üyeleri ve tutuklanan öğrencileri için Memleketin Aydınlık Yüzüdür!
”Hukukun evrensel ilkelerine ve demokrasiye sahip çıkmaya devam edeceğiz. Dayanışma ve mücadeleyi her zamankinden daha fazla yükselterek bu karanlığa karşı birlikte direnecek ve birlikte dağıtacağız. Ülke 12 Eylül Askeri-Faşist Darbesi ile uluslararası emperyal dış güçlerin boyunduruğu altına sokulmuştur. Neo liberal politikalarla sermayeye ülke peşkeş çekilmiştir. İşçi ve emekçileri daha çok ezmek; açlığa, sefalete, yoksulluğa mahkum edecek politikaların önü açılmıştır.
işçi sınıfının başkenti Gebze Kent Meydanı’ndan emeğin bayramını Gebze’den doğru doruğa ulaştıracak hazırlıkların yapılmasının ve meşalenin yakılmasının da tam zamanıdır. 1 Mayıs Dünya Emekçilerinin Birlik, Dayanışma ve Mücadele günü için örgütlemeye, emeğin üretimden gelen gücüyle, kurtuluşa giden yolda bayramını kutlamak için fabrikalarımızdan, okullarımıza, mahallerimizden, oturduğumuz binalarda, kahvelerde, sokak köşelerinde örgütlenerek, Kurtuluş yok Tek Başına, Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz demeliyiz. İş, Aş, Hürriyet için örgütlenmeli, Bağımsız Türkiye için ses yükseltmeliyiz. Bu haksızlık ve hukuksuzluğa karşı tüm Gebze kamuoyunu birlikte dayanışmaya ve mücadeleye davet ediyoruz! Biz Susmayacağız! Biz Biat Etmeyeceğiz! Boyun Eğmeyeceğiz!'dedi.